14 03 2013

Şeriat Ne Demektir ? -2

  “ŞERİÂT” kelimesinin manası : ŞeriâtLugatta : Kanun ve cadde manalarına gelmektedir… Şarî’de: Kanun koyucu demektir. (Yani ALLAH’u Teâlâ (جل جلاله) ) Ayeti Celilede : “Bundan sonra seni emirden olan bir şeriât ile vazifelendirdik”(Casiye/18)buyrulmaktadır… Arapça okumayı bilenler bakarlarsa şeriât kelimesinin aynen (yani aynen bu lafızla) Ayeti Celilede geçtiğini göreceklerdir… Istılahtaki manası ise Dinde ALLAH’u Teâlâ nın koymuş olduğu kanunlara şeriât denir…. İSLÂM’da hükümler yasaklar helallar haramlar hepsi şeriâttır. Namaz kılma oruç tutmak zekat vermek zikretmek v.s. bunların hepsi şeriâttır. Namaz kılmak Eğer Allah’ın emriyse kulu için koyduğu bir kuralsa bunun adına Şeriat demekde caizdir. Dolayısıyla bir insan “kahrolsun şeriât” dediğinde o anda kafir olur. Halbuki bu sözü söyleyen kişi yemek yapmaya başlarken Besmele çekse bu şeriâttır ya da ALLAH’ı (جل جلاله) zikretse oda şeriâttır. Şeriâtin manasını bilmediğinden küfretmekte ama kendisi birçok hareketiyle şeriatı aliyyeyi yerine getirmektedir…(Kişi bilmediğinin düşmanıdır denmiştir.) Din Adem (عليه السلام) dan bugüne kadar aynıdır, “İSLÂM’ dır”. Ancak Peygamberlerin (على نبينا وعليه السلام) şeriâtlerinde farklılıklar vardır.... Devamı

14 03 2013

- İslam’da prensip olarak iman, amelden daha önemli ve daha önce

- İslam’da prensip olarak iman, amelden daha önemli ve daha önceliklidir. Bir çok ayette olduğu gibi, Asr Suresi'ndeki “iman-amel”arasındaki tertibi de  bu açıdan değerlendirmek gerekir.  - Ali İmran Suresi'ndeki ayette ise, bu sıralama farklılık arz etmektedir. Bunun hikmetlerinden bazılarını şöyle açıklayabiliriz: a. Bu ayette asıl vurgulanmak istenen husus, bu ümmetin en hayırlı bir ümmet olmasını sağlayan “iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma” özelliğinin ortaya konmasıdır. Her makamın bir üslubu vardır. Buradaki makam/bağlam bu sıralamayı gerektirir. Asıl vurgulanmak istenen konuya öncelik vermek bir belagat kuralıdır. b. Ayette genel iman esasları yerine, özellikle Allah’a iman hususu vurgulanmıştır. Buna ikinci derecede  yer verilmesi, hemen arkasından ehlikitabın bu konuda uyarılmasına uygun bir zemin teşkil etmiştir. Yani, önce Müslümanların imanına vurgu yapılmış, ardından da ehl-i kitabın onlar gibi iman etmelerinin kendileri için çok hayırlı olacağına işaret edilmiştir.  c. İmanın amelden sonra zikredilmesinin bir hikmeti de, bu ayetten başlayarak eklikitabın imanı ve amelleriyle ilgili konuların işlendiği ayetler için bir temhid/bir hazırlık/bir ön giriş hükmünde olmasıdır.  d. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ancak imandan sonra gerçekleşen bir husustur. Buna göre, bu işi yapanların sağlam bir imana sahip oldukları zımnen kabul edilmektedir. Bu işten sonra yeniden imanın vurgulanması, iman gerçeğinin amelle kuvvetleneceğine işaret etmek içindir.... Devamı

14 03 2013

‎(Namazla İlgili İbretlik Bir Yazı )

‎(Namazla İlgili İbretlik Bir Yazı ) ADAM: bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek, Herhalde namaz kılacaksınız, dedi Abdest alma yerimiz de mevcuttur Adam: elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken Sen herhalde görevlisin, diye diklendi Ne iş yaparsın burda ? Delikanlı:- köşedeki süpürgeye işaret ederek temizlikçiyim efendim, diye kekeledi Lavabo ve tuvaleti temizliyorum Adam, onu alaycı gözlerle süzerken ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı bu iş size öyle yakışıyor ki… Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü Adam : mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti Adam: çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı old... Devamı

14 03 2013

Selamun Aleykum RABBIM bizlere kamil iman ameli salih bir omur nasip etsin bu yalanci fani dunyada  Devamı

14 03 2013

Giybet Ve İftira Hakkinda Ayetler :

  Giybet Ve İftira Hakkinda Ayetler : GIYBET VE İFTİRA HAKKINDA AYETLER : Hucurat (49/12) “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.” Nisa (4/112) “Kim kasıtlı veya kasıtsız bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.” Nur (24/4) “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar.” Nur (24/5) “Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.” Nur (24/15) “Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.” Nur (24/16) “Onu duyduğunuzda: “Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır” demeli değil miydiniz?” Nur (24/23) “Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. Onlar için çok büyük bir azap vardır.” Ahzab (33/58) “Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve ... Devamı